İçerik Merkezi

Sitede ara

Makaleler ve bilgi sayfaları içinde başlık veya konuya göre arayın.

Vazife ve Sağlık

Vazife Malullüğü Nedir? Şartları, Dereceleri ve Dava Süreci

Vazife Malullüğü Nedir? Şartları, Dereceleri ve Dava Süreci

Vazife Malullüğü Nedir? Şartları, Dereceleri ve Dava Süreci (2026)

Vazife malullüğü, kamu görevlilerinin görevlerini yaptıkları sırada veya görevleri nedeniyle uğradıkları kaza, yaralanma veya hastalık sonucunda çalışma gücünü ya da mesleğini icra edebilme yeteneğini kaybetmesi hâlinde tanınan sosyal güvenlik statüsüdür. Askerler, polisler, öğretmenler ve diğer memurlar dahil olmak üzere 5510 sayılı Kanun’un 4/1-c bendi kapsamında sigortalı olan tüm kamu görevlilerini ilgilendiren vazife malullüğü, hem şehitlik hem de gazilik durumlarını da içine alan geniş kapsamlı bir kavramdır. Bu rehberde vazife malullüğünün yasal tanımını, şartlarını, derecelerini, başvuru ve dava sürecini güncel mevzuat ve gerçek yargı kararlarıyla eksiksiz olarak ele alıyoruz.

Kısaca: Vazife Malullüğü Nedir?

Vazife malullüğü, bir kamu görevlisinin görevini yaptığı sırada veya görevinin sebep ve etkisiyle meydana gelen bir olay nedeniyle malul (çalışma gücünü kaybetmiş ya da mesleğini icra edemez hale gelmiş) sayılmasıdır. 5510 sayılı Kanun‘un 47. maddesinde düzenlenen bu statü, malullüğün alkol/uyuşturucu kullanımı, kanuna aykırı hareket, yasak fiil, intihar teşebbüsü veya kasıtlı zarar verme gibi nedenlerden doğmaması şartıyla tanınır ve derecesine göre aylık bağlanmasını sağlar.

Vazife Malullüğünün Yasal Tanımı Nedir?

Vazife malullüğü kavramı hukuk sistemimize ilk olarak 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile girmiştir. Kanunun 45. maddesine göre malullük; iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuşsa, kurumların başka işlerini yaparken bu işlerden doğmuşsa, kurum menfaatini korumak amacıyla yapılan bir işten doğmuşsa veya işyerinde meydana gelen ve işyerinin mahiyetinden kaynaklanan bir kazadan doğmuşsa “vazife malullüğü”, buna uğrayan kişi de “vazife malulü” olarak tanımlanır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 47. maddesi, bu tanımı 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra ilk defa 4/1-c bendi kapsamında sigortalı olanlar (memur ve diğer kamu görevlileri) için yeniden düzenlemiştir. Bu maddeye göre malullük; sigortalının vazifesini yaptığı sırada, vazifesi dışında idarece görevlendirildiği başka bir kamu idaresinin işini yaparken, kurumunun menfaatini korumak amacıyla bir iş yaparken, idarece sağlanan bir taşıtla işe gelip giderken veya işyerinde meydana gelen bir kazadan doğmuşsa vazife malullüğü sayılır. 5510 sayılı Kanun, 5434 sayılı Kanun’a göre kapsamı genişleterek işe geliş-gidiş sırasında idarece sağlanan taşıtta meydana gelen kazaları da vazife malullüğü tanımına dahil etmiştir.

Efor Kaybı Tazminatı Hesaplama 

Vazife Malullüğünün Şartları Nelerdir?

Bir kişinin vazife malulü sayılabilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:

1. Şart: 5510 Sayılı Kanunun 4/1-c Bendi Kapsamında Sigortalı Olmak

Vazife malullüğü hükümlerinden yalnızca memur ve diğer kamu görevlisi statüsünde, yani 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olan kişiler yararlanabilir. İşçi (4/a) veya bağımsız çalışan (4/b) statüsündekiler bu kapsamda değerlendirilmez; onlar için iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.

2. Şart: Malul Olmak

Sigortalının “malul” sayılabilmesi için çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmiş olması veya vazifesini yapamayacak derecede mesleğini icra edebilme gücünü kaybetmiş olması gerekir. Önemli olan husus, malullüğün derecesinden çok kişinin görevini yapamayacak durumda olmasıdır; bu nedenle görevini yapmaya devam edebilen ve askerliğe elverişli kabul edilen kişiler, ağır bir yaralanma geçirmiş olsalar dahi vazife malulü sayılmaz.

3. Şart: Malullüğün Belirli Durumlarda Meydana Gelmiş Olması

Malullüğe yol açan olayın; vazife yapılırken, vazife dışında kurum işi yapılırken, kurum menfaatini korumak amacıyla hareket edilirken, idarece sağlanan taşıtla işe geliş-gidiş sırasında veya işyerinde meydana gelmiş olması gerekir. Yargı içtihadında, vazife sırasında meydana gelen kazanın vazife malullüğü sayılması için kazanın vazife nedeniyle ortaya çıkmasının şart olmadığı, vazife sırasında meydana gelmiş olmasının yeterli olduğu kabul edilmektedir; ayrıca olayda sigortalının kusurlu olup olmamasının da önemi yoktur. Askeri personel bakımından sabah sporu veya eğitim koşusu gibi vazifeye hazırlık niteliğindeki faaliyetler sırasında meydana gelen olaylar da bu kapsamda değerlendirilir.

Vazife Malullüğünü Engelleyen Haller Nelerdir?

Malullük yukarıdaki şartları taşısa bile, aşağıdaki nedenlerden doğmuşsa vazife malullüğü hükümleri uygulanmaz ve kişi hakkında adi malullük hükümleri uygulanır:

  • Keyif verici içki ve her türlü madde kullanımından kaynaklanması
  • Kanun, tüzük ve emir dışında hareket etmiş olmaktan kaynaklanması
  • Yasak fiillerin işlenmesinden kaynaklanması
  • İntihara teşebbüsten kaynaklanması
  • Kendisine veya başkasına menfaat sağlama ya da zarar verme amacından kaynaklanması

Bu haller, “kimsenin kendi kusuruyla veya hukuka aykırı bir davranışla hak edinemeyeceği” ilkesinin bir yansımasıdır.

Askeri Tazminat Davaları

Vazife Malullüğü Dereceleri Nelerdir?

Vazife malullüğü, Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname’de yer alan cetvele göre 1 ila 6 arasında derecelendirilir. Ölüm, en ağır sonuç olarak 1. derece kabul edilir; malullüğün diğer dereceleri, organ ve fonksiyon kaybının niteliği ve ağırlığına göre belirlenir. Bağlanacak aylığın miktarı da bu dereceye göre değişen bir ek zam oranıyla hesaplanır.

Vazife Malullüğü ile Adi Malullük Arasındaki Fark Nedir?

Adi malullük, 4/a (işçi), 4/b (bağımsız çalışan) ve 4/c (kamu görevlisi) statüsündeki tüm sigortalıların yararlanabildiği genel bir sigorta koludur ve malullüğün ortaya çıkış sebebi aranmaz. Vazife malullüğü ise yalnızca 4/c’li kamu görevlilerine tanınan, adi malullüğün özel bir türüdür; adi malullükteki genel şartlara (çalışma gücünün en az %60’ının kaybı) ek olarak, malullüğün yukarıda sayılan belirli durumlardan (vazife sırasında, vazife dışı kurum işi, kurum menfaati, idare taşıtı, işyeri kazası) doğmuş olması aranır. Ayrıca adi malullük aylığı için gerekli olan 10 yıllık sigortalılık süresi ve 1.800 gün prim ödeme şartı, vazife malullüğü için aranmaz; buna karşılık vazife malullüğü aylığına, derecesine göre ayrıca bir zam uygulanır.

Vazife Malullüğü ile Harp Malullüğü Arasındaki Fark Nedir?

Harp malullüğü, vazife malullüğünün özel ve daha kapsamlı korunan bir alt türüdür; bir kişinin harp malulü sayılabilmesi için öncelikle vazife malulü olması gerekir. Harp malullüğü yalnızca subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er ile TSK tarafından görevlendirilen 4/c’li sigortalılardan; harpte fiilen ateş altında, harp bölgesindeki harekât ve hizmetler sırasında, düşman silahlarının etkisiyle, iç tedip ve sınır harekâtı sırasında, emirle uçuş/dalış yapanların bu faaliyetler sırasında veya TSK’nın yurt dışına gönderilmesi hallerinde vazife malulü olanları kapsar. Harp malullerine, vazife malullerine göre daha yüksek bir aylık bağlanmasının yanı sıra; eksik uzuvların tamiri, yurt dışında ücretsiz tedavi, toplu taşımada indirim, harp malulleri yurdunda barınma ve çocukların resmi okullarda ücretsiz okutulması gibi ek hizmet yardımları da sağlanır.

Er, Erbaş ve Yedek Subay Öğrencilerinin Vazife Malullüğü Nasıl İşler?

Muvazzaf, yedek ve gönüllü erler ile yedek subay okulu öğrencileri de, kendileri için öngörülen özel şartlar gerçekleştiğinde vazife malulü sayılabilir. Bu kapsamda erlerin silah altında bulundukları sırada veya celp/terhis sevkleri esnasında, yedek subay öğrencilerinin ise okulda ya da okul öncesi hazırlık kıtasında iken meydana gelen malullükler değerlendirmeye alınır; ayrıca genel vazife malullüğü şartlarının da (malullük ile görev arasındaki illiyet bağı, engelleyici hallerin bulunmaması) birlikte gerçekleşmesi aranır.

Vazife Malullüğü Nasıl Tespit Edilir ve Kuruma Nasıl Bildirilir?

Kamu idareleri, vazife malullüğüne sebep olan olayı derhal yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatına göre yetkili mercilere, en geç 15 iş günü içinde de Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmekle yükümlüdür. Bu bildirim sigortalı veya hak sahipleri tarafından da aynı süre içinde yapılabilir; ancak ilgililerin bildirimi, idarenin bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

On beş günlük süre; olayın meydana geldiği tarihten, hastalıklarda tedavinin imkânsız olduğuna dair kesin raporun onay tarihinden, esirlik ve gaiplik hallerinde ise bu hallerin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bildirimini süresinde yapmayan kamu idarelerine aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır. Nihai değerlendirme ise Sosyal Güvenlik Kurumu Vazife Malullüğü Tespit Kurulu tarafından yapılır; kuvvet komutanlıklarının şehitliğe defnetme kararı ile SGK‘nın vazife malullüğü kararı birbirinden bağımsızdır ve her zaman örtüşmeyebilir.

Vazife Malullüğü Aylığı Ne Zaman Başlar, Nasıl Hesaplanır?

Süresi içinde bildirimde bulunulan vazife malullüğü aylıkları, sigortalının ölümü veya malullüğü sebebiyle göreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi izleyen aybaşından itibaren bağlanır. Aylığın hesaplanmasında önce sigortalının ortalama aylık kazancı ile aylık bağlama oranı (her 360 gün için %2) çarpılarak temel aylık bulunur; ardından vazife malullüğünün derecesine göre kanunda belirlenen oranda ek zam uygulanır. Prim ödeme gün sayısı 10.800 günden az olanlara 10.800 gün üzerinden, fazla olanlara ise fiili gün sayısı üzerinden aylık bağlanır.

Askeri Dava Avukatı 

Vazife Malullüğü Aylığı Alanlar Yeniden Çalışabilir mi?

Harp malulleri, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanmış kişiler ile vazife malullüğü aylığı alan er ve erbaşlar, işçi (4/a) veya bağımsız çalışan (4/b) statüsünde yeniden çalışmaya başlarlarsa aylıkları kesilmez; bu kişilerden ayrıca genel sağlık sigortası primi de alınmaz. Bu durum, söz konusu kişilerin sosyal güvenlik destek primi ödemeksizin ve aylıkları kesilmeksizin çalışmaya devam edebilmesini sağlar.

Vazife Malullüğü Başvurusu Reddedilirse Ne Yapılmalı? Dava Süreci

SGK Vazife Malullüğü Tespit Kurulu tarafından talebi reddedilen veya idarece hiç cevap verilmeyen (zımnen reddedilen) sigortalı ya da hak sahipleri, bu işleme karşı dava açabilir. Görevli mahkemenin belirlenmesinde kritik bir ayrım vardır: 5434 sayılı Kanun’a tabi hizmeti bulunan memur ve kamu görevlileri ile hak sahiplerine ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme idare mahkemeleridir;

Buna karşılık 5510 sayılı Kanun’a 5754 sayılı Kanun ile eklenen geçici 4. madde kapsamında yalnızca 5510 sayılı Kanun’a tabi olan (5434’e tabi hizmeti bulunmayan) sigortalılara ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesi uyarınca adli yargı yerinde bulunan iş mahkemeleridir. Bu ayrımın yanlış yapılması, davanın görev yönünden reddiyle sonuçlanabileceğinden dava açılmadan önce sigortalının hangi kanuna tabi olduğunun doğru tespit edilmesi büyük önem taşır. İdare mahkemesinde açılacak davalarda dava açma süresi, ret işleminin tebliğinden itibaren 60 gündür.

Vazife Malullüğüne İlişkin Emsal Yargı Kararları

Aşağıda, vazife malullüğü uyuşmazlıklarında sıkça karşılaşılan senaryolara ilişkin gerçek yargı kararlarının temel ilkeleri özetlenmiştir:

Bir bölük komutanının yaşadığı olaylar sonucu travma sonrası stres bozukluğu tanısı almasının, terörle mücadele faaliyetleri sırasında ve bu faaliyetlerin etkisiyle ortaya çıktığı kabul edilerek, vazife malulü sayılmama işlemi hukuka aykırı bulunmuştur.
Zorunlu askerlik sırasında kardiyomiyopati nedeniyle vefat eden bir erin ölümünün, bu hastalığın genetik geçişli olması nedeniyle vazifenin neden ve etkisiyle meydana geldiğinin kabul edilemeyeceğine, dolayısıyla vazife malullüğü şartlarının oluşmadığına karar verilmiştir.
Askerlik görevi sırasında düşme sonucu sağ el bileğinde kırık oluşan ve terhisten sonra da maluliyeti devam eden bir erin, olayın vazife sırasında ve vazifeden kaynaklandığının kabulüyle vazife malulü sayılması gerektiğine hükmedilmiştir.
Temel beden eğitimi sırasında uzun atlama istasyonunda kum havuzuna dengesiz düşme sonucu bel rahatsızlığı yaşayan ve askerliğe elverişsiz hale gelen bir uzman çavuşun, maluliyetinin askeri eğitim faaliyeti sırasında meydana geldiği gerekçesiyle vazife malulü kabul edilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Nöbet değişimini beklerken yol kenarında uyuyan ve bu sırada askeri aracın çarpması sonucu sakat kalan bir askerin maluliyetinin, kanun, tüzük ve emir dışı hareket etmekten (kendi kusurundan) kaynaklandığı gerekçesiyle vazife malullüğü hükümlerinin uygulanamayacağına karar verilmiştir.
Görev başında kalp krizi geçirerek vefat eden bir personelin ölümünün, rahatsızlığın doğrudan görevin sebep ve etkisiyle oluştuğunu gösteren somut bir tıbbi kanaat bulunmaması nedeniyle bünyesel (görevle ilgisiz) kabul edilmesi gerektiğine, dolayısıyla vazife malulü sayılamayacağına hükmedilmiştir.
5434 sayılı Kanun’a tabi hizmeti bulunmayan, yalnızca 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan bir askeri öğrencinin vazife malullüğü talebine ilişkin uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesi uyarınca idare mahkemesi değil iş mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir.

Bu kararlardan da görüleceği üzere, vazife malullüğü değerlendirmesinde olayın somut koşulları, sağlık kurulu raporlarının içeriği ve malullük ile görev arasındaki illiyet bağının ispatı belirleyici rol oynamaktadır. Ret kararlarının önemli bir kısmı, illiyet bağının yeterince ortaya konulamamasından ya da malullüğün kişinin kendi kusurundan kaynaklanmasından doğmaktadır.

Vazife Maluliyeti ile 2330 Sayılı Kanun (Nakdi Tazminat) Arasındaki İlişki Nedir?

Vazife malullüğü aylığı ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında ödenen nakdi tazminat, birbirinden bağımsız iki farklı haktır. Aylık bağlanması SGK tarafından, nakdi tazminat ise olayın niteliğine göre ilgili bakanlık veya kurum (örneğin İçişleri Bakanlığı, kuvvet komutanlıkları) tarafından ayrı bir komisyon kararıyla yürütülür; birinin varlığı diğerinin otomatik sonucu değildir. Yargı içtihadında, vazife malullüğü aylığının uğranılan zararı tam karşılamadığı hallerde, idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğu çerçevesinde ayrıca tam yargı (tazminat) davası açılabileceği de kabul edilmektedir.

Askerde Yaralanma Nedeniyle Tazminat 

Efor Kaybı Tazminatı 

Vazife Malullüğü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Vazife malulü sayılmak için çalışma gücü kaybı oranı ne kadar olmalıdır?

5510 sayılı Kanun’a göre malul sayılabilmek için çalışma gücünün en az %60’ının kaybedilmiş olması veya vazifesini yapamayacak derecede mesleğini icra edebilme gücünün kaybedilmiş olması gerekir.

Vazife malullüğü ile şehitlik/gazilik aynı şey midir?

Hayır, ancak iç içe geçmiş kavramlardır. Vazife malullüğü, şehitlik ve gaziliği de kapsayan ancak yalnızca savaş veya terörle mücadeleyle sınırlı olmayan, kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen tüm ölüm ve malullük hallerini kapsayan daha geniş bir statüdür.

Kuvvet komutanlığının şehitliğe defnetme kararı, SGK’nın vazife malulü kabul etmesi anlamına gelir mi?

Hayır. Şehitliğe defin kararı ile SGK’nın vazife malullüğü kararı birbirinden bağımsızdır; biri verilmiş olsa da diğerinin otomatik olarak verilmesi gerekmez, ikisi ayrı ayrı değerlendirilir.

Vazife malullüğü talebi hangi sürede idareye bildirilmelidir?

Kamu idareleri olayı en geç 15 iş günü içinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür. Sigortalı veya hak sahiplerinin bu süre içinde bildirimde bulunması zorunlu olmayıp ihtiyaridir; ancak süresinde başvuru yapılması, aylığın başlangıcı bakımından önemlidir.

Vazife malullüğü başvurusu reddedilirse hangi mahkemede dava açılmalıdır?

5434 sayılı Kanun’a tabi hizmeti bulunan kamu görevlileri için idare mahkemeleri, yalnızca 5510 sayılı Kanun’a tabi olan (5434’e tabi hizmeti bulunmayan) sigortalılar için ise iş mahkemeleri görevlidir. Bu ayrımın doğru yapılması, davanın görev yönünden reddedilmemesi açısından kritik önemdedir.

Vazife malullüğü aylığı alan biri tekrar çalışabilir mi?

Evet. Harp malulleri, 3713 ve 2330 sayılı kanunlar kapsamında vazife malulü olanlar ile vazife malullüğü aylığı alan er ve erbaşlar, işçi veya bağımsız çalışan statüsünde yeniden çalışmaya başlarlarsa aylıkları kesilmez.

Sonuç

Vazife malullüğü, kamu görevlisinin görevi sırasında veya görevi nedeniyle uğradığı zararın telafisi için öngörülmüş önemli bir sosyal güvenlik güvencesidir; ancak şartların ispatı, illiyet bağının ortaya konulması ve doğru mahkemede dava açılması teknik bilgi gerektiren süreçlerdir. Sağlık kurulu raporlarına itiraz, tespit kurulu kararlarına karşı dava açma ve görevli mahkemenin doğru belirlenmesi gibi aşamalarda yaşanacak bir hata, haklı bir talebin dahi reddedilmesine yol açabilir. Bu nedenle vazife malullüğü başvurusu yapmadan veya ret kararına karşı dava açmadan önce, idare hukuku ve askeri hukuk alanında deneyimli bir avukattan destek alınması önemle tavsiye edilir.

Yasal Uyarı
Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Yer verilen yargı kararları örnek teşkil etmesi amacıyla özetlenmiştir; her olay kendi somut koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir. Somut olayınıza özgü değerlendirme için mutlaka bir avukata danışınız.
Yazar Hakkında

Reform Hukuk Bürosu Editoryal Ekibi tarafından hazırlanan bu içerik, Av. Gökhan Yılmaz (Ankara Barosu, Sicil No: 3148) tarafından hukuki doğruluk bakımından incelenmiştir. Av. Gökhan Yılmaz, askeri hukuk, idare hukuku ve sosyal güvenlik hukuku alanlarında hukuki destek vermektedir.

Tüm makalelere dön