İçerik Merkezi

Sitede ara

Makaleler ve bilgi sayfaları içinde başlık veya konuya göre arayın.

Askeri Hukuk Bilgi Sayfası

Askeri Tazminat Davaları

Askeri Tazminat Davaları

Askeri tazminat davaları, askerlik hizmetinin ifası sırasında meydana gelen yaralanma, malullük veya ölüm olayları nedeniyle idareye karşı idare mahkemelerinde açılan tam yargı davalarıdır. Anayasa’nın 125. maddesi, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı tazminle yükümlü olduğunu düzenler; bu nedenle askeri tazminat davaları, hizmetin yürütülmesi sırasında zarar gören er, erbaş, uzman erbaş, sözleşmeli personel, subay ve astsubaylar ile bunların yakınlarının en temel hukuki başvuru yoludur. Bu rehberde askeri tazminat davalarının türlerini, hukuki dayanağını, başvuru ve dava sürelerini, görevli mahkemeyi ve emsal yargı kararlarını güncel mevzuata göre ele alıyoruz.

Kısaca: Askeri Tazminat Davası Nedir?

Askeri tazminat davası, askerlik görevi sırasında idarenin kusuru veya kusursuz sorumluluğu nedeniyle zarar gören askeri personelin (ya da vefat halinde yakınlarının) maddi ve manevi zararının idareden tazmini için idare mahkemesinde açılan tam yargı davasıdır. Dava açılmadan önce ilgili idareye yazılı başvuru zorunludur.

Askeri Tazminat Davası Türleri Nelerdir?

Askeri tazminat davaları tek bir kalıba girmez; davacının statüsüne (uzman erbaş, sözleşmeli er/erbaş, sözleşmeli subay/astsubay, muvazzaf personel) ve zararın kaynağına (kaza, sağlık sorunu, şehadet, gazilik, haksız işlem) göre farklı kanuni dayanaklara ve farklı usul kurallarına tabidir. Aşağıda en sık görülen askeri tazminat davası türleri sıralanmıştır.

Uzman Erbaş Tazminat Davası Nedir?

Uzman erbaşların tazminat hakları 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 16. maddesinde düzenlenmiştir. Kendi kusuru olmaksızın sözleşmesi yenilenmeyen veya sözleşme süresini tamamlayarak ayrılan uzman erbaşa, hizmet yılı ile orantılı ikramiye ödenir. Buna karşılık disiplinsizlik, ahlaki neden veya yabancı uyruklu kişiyle uygun görülmeyen evlilik gibi hallerde ikramiye ödenmez. Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlık, idarenin ikramiyeyi hiç ödememesi ya da eksik hesaplaması olup bu durumda uzman erbaş tazminat davası açılabilir.

Sözleşmeli Erbaş ve Er Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Sözleşmeli erbaş ve erlere ilişkin tazminat hükümleri 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu’nun 6 ve 7. maddelerinde yer alır. Kendi kusuru olmaksızın Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan sözleşmeli erbaş ve erlere hizmet yılına göre orantılı ödeme yapılır; sağlık nedeniyle veya kadronun kaldırılması sebebiyle sözleşme süresini tamamlayamadan ayrılanlara ise kısmi ödeme öngörülmüştür. Ödemenin yapılmaması veya eksik hesaplanması halinde idareye başvuru sonrasında idare mahkemesinde tazminat davası açılabilir.

Sözleşmeli Subay ve Astsubay Tazminat Davası Nedir?

Sözleşmeli subay ve astsubayların tazminat yükümlülükleri 4678 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu‘nun 112. maddesinde düzenlenmiştir. Mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan ayrılan sözleşmeli subay ve astsubaylardan, aldıkları eğitim ve yetiştirme masrafları kanuni faiziyle birlikte tazminat olarak talep edilebilir; buna karşılık kendi kusuru olmaksızın sözleşmesi yenilenmeyenler tazminata hak kazanır. Bu tür askeri tazminat davalarında idarenin tazminat hesaplamasının doğruluğu her zaman denetime tabi tutulmalıdır.

Görev Kazası, Şehadet ve Gazilik Nedeniyle Tazminat Davası

TSK mensuplarının görev sırasında maruz kaldığı kaza, yaralanma ve ölüm olaylarında idarenin sorumluluğu genellikle kusursuz sorumluluk ilkesine, özellikle de tehlike ve risk ilkesine dayandırılır. Askeri araç kazaları, atış ve tatbikat kazaları, uçak ve helikopter kazaları, terör saldırıları sonucu meydana gelen yaralanma veya şehadet olayları bu kapsamdadır. 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun bu alanda özel bir düzenleme getirse de, bu kanun kapsamındaki ödemelerin zararı karşılamaması halinde idarenin genel sorumluluk ilkeleri çerçevesinde ayrıca askeri tazminat davası açılması mümkündür. Detaylı Bilgi İçin Askeri Avukatla iletişime geçiniz.

Askeri Tazminat Davalarının Hukuki Dayanağı Nedir?

Askeri tazminat davalarının anayasal temeli, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasındaki “idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” hükmüdür. Bu hüküm uyarınca idarenin mali sorumluluğu iki ana ilkeye dayanır:

  • Hizmet kusuru: Kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki aksaklık, gecikme ya da bozukluk nedeniyle doğan zarardır.
  • Kusursuz sorumluluk (tehlike/risk ilkesi): Silah, mühimmat, askeri araç ve uçak gibi doğası gereği tehlike arz eden araç ve hizmetlerden doğan zararlarda, idarenin kusuru aranmaksızın sorumluluğu doğar.

Askeri tazminat davalarında idarenin sorumluluğunun doğması için üç unsur birlikte aranır: ortada bir zararın bulunması, zarara yol açan eylem veya işlemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zararla eylem arasında illiyet (nedensellik) bağının kesintisiz devam etmesi. Zararın üçüncü bir kişinin kusurundan veya mücbir sebepten kaynaklanması, illiyet bağını kısmen ya da tamamen kesebilir.

Askeri Tazminat Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

2017 yılında yapılan anayasa değişikliği ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) kapatılmış, askeri personelin idari uyuşmazlıkları da dahil olmak üzere görev alanı genel idari yargıya, yani idare mahkemelerine ve temyiz mercii olarak Danıştay’a devredilmiştir. Bu nedenle güncel olarak askeri tazminat davaları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde tam yargı davası olarak yetkili idare mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme, kural olarak zararı doğuran işlem veya eylemin gerçekleştiği ya da davacının görevli olduğu yer idare mahkemesidir.

Askeri Tazminat Davası Açma Süresi Ne Kadardır?

Askeri tazminat davalarında süreler, hak kaybının en sık yaşandığı noktadır. İdari eylemden kaynaklanan zararlarda önce idareye başvuru zorunlu olup süreler şu şekildedir:

  1. Zararın öğrenilmesinden itibaren 1 yıl, her halde olay tarihinden itibaren 5 yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuru yapılmalıdır.
  2. İdarenin başvuruyu reddetmesi veya 30 gün içinde cevap vermeyerek zımnen reddetmesi halinde, bu tarihten itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılmalıdır.
  3. İdari işlemden kaynaklanan tazminat taleplerinde (örneğin ikramiye veya tazminatın idarece hiç ya da eksik hesaplanması gibi düzenleyici bir işlemin sonucu olan durumlarda) işlemin tebliğinden itibaren doğrudan 60 günlük dava açma süresi işler.

Bu sürelerin kaçırılması, haklı bir askeri tazminat davası talebinin dahi süre aşımı nedeniyle reddedilmesine yol açar. Bu nedenle olay veya işlemin öğrenilmesinden itibaren vakit kaybetmeden idare hukuku alanında uzman bir avukatla temas kurulması önerilir.

Askeri Tazminat Davası Nasıl Açılır? Gerekli Belgeler Nelerdir?

Askeri tazminat davası açma sürecinde aşağıdaki adımlar izlenir:

  1. Zararın tespiti: Yaralanma, malullük veya ölüm olayına ilişkin resmi rapor, bilirkişi incelemesi veya adli tıp raporu ile zarar somut biçimde belgelenir.
  2. İdareye yazılı başvuru: Zarara neden olan olay veya işlemin bağlı bulunduğu idareye (kuvvet komutanlığı, Milli Savunma Bakanlığı vb.) tazminat talebiyle başvurulur.
  3. İdarenin cevabının beklenmesi: İdare 60 gün içinde cevap vermezse talep zımnen reddedilmiş sayılır.
  4. Dava dilekçesinin hazırlanması: Maddi ve manevi tazminat kalemleri ayrı ayrı belirtilerek, yetkili idare mahkemesine dava dilekçesi sunulur.
  5. Delillerin sunulması: Olay tutanağı, sağlık raporları, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve varsa emsal kararlar dosyaya eklenir.

Dava dilekçesinde ve idareye yapılan başvuruda genellikle şu belgeler aranır:

  • Olayı gösteren resmi tutanak veya soruşturma raporu
  • Sağlık kurulu raporu / adli tıp raporu (yaralanma, malullük veya ölüm nedeninin tespiti için)
  • Nüfus kayıt örneği ve mirasçılık belgesi (vefat halinde)
  • Maaş/özlük bilgilerini gösteren belgeler (tazminat hesabı için)
  • İdareye yapılan başvuru ve varsa idarenin cevabı

Askeri Tazminat Davalarında Emsal Yargı Kararları

Yargı içtihadı, askeri tazminat davalarında kusursuz sorumluluk ilkesinin uygulama alanını büyük ölçüde şekillendirmiştir. Kapatılmadan önce bu alandaki içtihadın büyük bölümünü oluşturan AYİM kararları ile bugün konuyu inceleyen Danıştay kararlarında istikrarlı biçimde şu ilkeler benimsenmiştir:

  • Uçak ve helikopter kazalarında, bu araçların taşıdığı doğal tehlike nedeniyle idarenin kusuru aranmaksızın sorumluluğu kabul edilmiştir; mağdura yapılan ödemelerin zararı karşılayıp karşılamadığı ayrıca değerlendirilir.
  • Görev sırasında meslektaşı tarafından kazayla yaralanan veya öldürülen personelin zararında, kişisel kusur görev kusuruna dönüştüğünden idarenin sorumluluğu doğmaktadır.
  • Terör eylemleri sonucu görev sırasında yaralanan veya şehit olan personelin zararı, kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi gereği idarece karşılanmalıdır.
  • Zor doğa koşulları altında icra edilen görevlerde meydana gelen ve başka bir nedenle açıklanamayan ölüm olayları, vazife malullüğü kapsamında değerlendirilebilmektedir.
  • İdarenin daha önce yaptığı ödemenin geri istenmesi de bir idari işlem olup, hukuka aykırılığı halinde iptal davasına konu edilebilir; kazanılmış hak ve idari istikrar ilkesi bu tür işlemlerde önemli bir sınırdır.

Bu ilkeler, somut olayın özelliklerine göre farklı sonuçlara yol açabileceğinden, her askeri tazminat davası kendi delil durumuna göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Askeri Tazminat Davaları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Askeri tazminat davasını kim açabilir?

Görevi sırasında zarar gören er, erbaş, uzman erbaş, sözleşmeli personel, subay ve astsubaylar bizzat; vefat halinde ise kanuni mirasçıları (eş, çocuk, ana, baba) askeri tazminat davası açabilir.

Askeri tazminat davasında manevi tazminat talep edilebilir mi?

Evet. Maddi zararın yanında, olayın niteliğine göre mağdur veya yakınları için manevi tazminat talebi de aynı dava içinde ileri sürülebilir; miktar mahkemece olayın ağırlığı ve tarafların durumuna göre takdir edilir.

Askeri tazminat davası ne kadar sürer?

Süre; idareye başvuru, dosyanın hazırlanması, bilirkişi incelemesi ve mahkemenin iş yüküne göre değişmekle birlikte, idare mahkemelerinde bu tür davalar ortalama olarak birkaç yılı bulabilmektedir. İstinaf ve gerekirse temyiz aşamaları süreyi uzatabilir.

İdareye başvurmadan doğrudan dava açılabilir mi?

Hayır. İdari eylemden kaynaklanan zararlarda önce ilgili idareye yazılı başvuru yapılması zorunludur; bu başvuru yapılmadan açılan davada mahkeme dosyayı idari merci tecavüzü gerekçesiyle idareye gönderir.

Askeri tazminat davasında avukat tutmak zorunlu mudur?

Hukuken zorunlu değildir; davacı kendisi de dava açabilir. Ancak süre hesapları, kusur/illiyet bağı değerlendirmesi ve tazminat hesaplama yöntemleri teknik bilgi gerektirdiğinden, hak kaybı yaşanmaması için idare hukuku ve askeri hukuk alanında deneyimli bir avukattan destek alınması önemle tavsiye edilir.

Sonuç

Askeri tazminat davaları, hem maddi hem de manevi açıdan ağır sonuçlar doğuran olaylara ilişkin olduğundan, sürecin başından itibaren doğru yürütülmesi büyük önem taşır. İdareye başvuru süresinin kaçırılması, eksik belge sunulması veya illiyet bağının yeterince ortaya konulamaması, haklı taleplerin dahi reddedilmesine yol açabilmektedir. Bu nedenle askeri tazminat davası açmayı düşünen personel ve yakınlarının, süreç başlamadan önce alanında uzman bir avukattan hukuki destek alması tavsiye edilir.

Yasal Uyarı

Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınıza özgü değerlendirme için mutlaka bir avukata danışınız.

Yazar Hakkında

Av. Gökhan Yılmaz — Ankara 2 Nolu Barosu’na kayıtlı avukat (Sicil No: 3148). Reform Hukuk Bürosu kurucusu olup askeri hukuk, idare hukuku, yükseköğretim hukuku ve ceza hukuku alanlarında hukuki destek vermektedir. Bu makale, Reform Hukuk Bürosu editoryal ekibi tarafından hazırlanmış ve Av. Gökhan Yılmaz tarafından hukuki doğruluk bakımından incelenmiştir.

Detaylı Bilgi İçin 

 

Tüm makalelere dön