
Efor kaybı tazminatı, askerî görev sırasında yaralanarak kalıcı beden gücü kaybına uğrayan personelin, maaşı azalmamış olsa bile görevini ve günlük yaşamını eskisine göre daha fazla çaba harcayarak sürdürmesi nedeniyle talep edebileceği maddi tazminattır. Subay, astsubay, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erlerin göreve devam etmesi ya da aynı maaşı alması, tek başına bu zararı ortadan kaldırmaz.
Kısa cevap: Askerî personelde efor kaybı tazminatı için görevle bağlantılı bir olay, kalıcı beden gücü kaybı, olay ile kayıp arasında illiyet bağı ve idarenin hukuki sorumluluğu bulunmalıdır. Hesapta aktif-pasif dönem, net asgari ücret, maluliyet oranı, kusur ve önceki ödemeler dikkate alınır.
Askerî personelin yaralanmasına ilişkin dosyalarda en sık yapılan hata, “görevine döndü, maaşı kesilmedi; zararı yok” sonucuna varılmasıdır. Oysa operasyon sırasında omzundan yaralanan bir uzman erbaş silahını taşımaya, eğitim faaliyetine katılmaya veya uzun süre nöbet tutmaya devam edebilir; fakat bunları artık daha fazla fiziksel güç harcayarak yapabilir. Tazminatın konusu, çoğu zaman bordroda görülmeyen bu sürekli yükün ekonomik karşılığıdır.
Efor Kaybı Tazminatı Nedir?
Efor kaybı; kişinin bedensel bütünlüğünde meydana gelen kalıcı eksilme nedeniyle mesleki ve yaşamsal faaliyetlerini sağlıklı hâline göre daha fazla güç harcayarak yerine getirmesidir. Yargı kararlarında bu zarar “güç kaybı”, “beden gücü kaybı” veya “çalışma gücünün azalmasından doğan zarar” ifadeleriyle de açıklanmaktadır.
Efor kaybının varlığı için askerî personelin mutlaka görev yapamaz hâle gelmesi gerekmez. Personel sınıfında ve görevinde kalabilir, terfi edebilir veya aynı ücreti almaya devam edebilir. Buna rağmen kalıcı sakatlık nedeniyle aynı faaliyeti emsallerine göre daha fazla çabayla yerine getiriyorsa maddi zarar gündeme gelebilir.
TSK Efor Kaybı Tazminatı

TSK efor kaybı tazminatı yönünden personelin statüsü kadar yaralanmanın görevle bağlantısı önemlidir. Koşulları bulunması hâlinde aşağıdaki personel grupları talepte bulunabilir:
- Subay ve astsubaylar,
- Uzman erbaş ve uzman jandarmalar,
- Sözleşmeli erbaş ve erler,
- Erbaş ve erler,
- Askerî öğrenciler,
- Jandarma ve Sahil Güvenlik personeli.
Personelin görevine devam etmesi, başka bir göreve atanması veya emekliye ayrılması tek başına talebi sona erdirmez. Esas olan, görevle bağlantılı olayın kalıcı çalışma gücü kaybı doğurup doğurmadığıdır.
Görev yaralanmasının sonuçları yalnızca tazminat hesabıyla sınırlı kalmayabilir. Kalıcı rahatsızlığın performans değerlendirmesine veya objektif olmayan sicil notuna yansıtılması hâlinde, efor kaybı talebinden bağımsız olarak sicil iptal davası gündeme gelebilir. Sağlık durumu, sicil veya görev yeterliliği gerekçe gösterilerek uzman erbaşın ilişiğinin kesilmesi durumunda ise uzman erbaş sözleşme feshi işleminin hukuka uygunluğu ayrıca incelenmelidir.
TSK Efor Kaybı Tazminatını Kimler Talep Edebilir?
Talep hakkı yalnızca muvazzaf subay ve astsubaylarla sınırlı değildir. Uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve er ile askerî öğrenciler de görevle bağlantılı kalıcı bedensel kayıp bulunması hâlinde somut olayın şartlarına göre tazminat talebinde bulunabilir. Statü, özellikle emeklilik yaşı, bağlı idare ve başvuru mercii belirlenirken önem taşır.
Askerî Personelde Hangi Olaylar Efor Kaybına Yol Açabilir?
Her olay kendi koşulları içinde incelenmekle birlikte askerî hizmette efor kaybı tartışması çoğunlukla şu durumlarda ortaya çıkar:
- Operasyon veya çatışmada kurşun, şarapnel ya da patlama sonucu yaralanma,
- EYP, mayın veya terör saldırısı,
- Tatbikat ve eğitim faaliyetlerinde meydana gelen kazalar,
- Atış, paraşüt, dalış veya sportif faaliyet sırasında sakatlanma,
- Görev aracı veya askerî araçla gerçekleşen trafik kazası,
- Kışla, nöbet mahalli veya hizmet binasındaki güvenlik eksikliği,
- Görevin yürütülmesi sırasında düşme, çarpma veya ekipman kazası.
Olayın birlik sınırları içinde meydana gelmesi tek başına yeterli değildir. Olayın hizmetle ilişkisi, idarenin önlem yükümlülüğü ve görevin taşıdığı özel risk birlikte değerlendirilmelidir.
Efor Kaybı Tazminatının Şartları
- Görevle bağlantılı olay: Yaralanmanın askerî hizmetin yürütülmesi sırasında veya hizmetin doğurduğu risk nedeniyle meydana gelmesi gerekir.
- Kalıcı beden gücü kaybı: Tedavinin ardından sürekli nitelikte fonksiyon kaybı bulunmalıdır.
- İlliyet bağı: Sağlık raporunda belirlenen kayıp ile görev olayı arasında tıbbi ve hukuki bağ kurulmalıdır.
- İdarenin sorumluluğu: Hizmet kusuru, mesleki risk veya olayın özelliklerine uygun başka bir sorumluluk nedeni bulunmalıdır.
- Süresinde başvuru: İdari başvuru ve tam yargı davası süreleri geçirilmemelidir.
Kalıcı kayıp oranının düşük olması talep hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte dava açmadan önce hesaplanabilecek tutar, raporun güvenilirliği ve önceki ödemeler birlikte değerlendirilmelidir.
Hizmet Kusuru ve Mesleki Risk Arasındaki Fark
Askerî personelin yaralanmasında idarenin sorumluluğu her zaman aynı hukuki sebebe dayanmaz. Kışladaki tehlikeli bir alanın düzeltilmemesi, gerekli koruyucu ekipmanın verilmemesi veya araç bakımının yapılmaması hizmet kusuru oluşturabilir. Buna karşılık terörle mücadele ya da operasyon sırasında görevin bünyesindeki olağanüstü riskin gerçekleşmesi hâlinde, idareye doğrudan kusur yüklenemese bile mesleki risk ilkesi uygulanabilir.
Danıştay 10. Dairesinin 27.05.2025 tarihli, E. 2021/3672, K. 2025/2729 sayılı kararında, askerî hizmet sırasında terör eylemi nedeniyle yaralanan personel yönünden mesleki risk ilkesi değerlendirilmiştir. Bu ayrım dilekçede doğru kurulmalıdır; çünkü idarenin sorumluluğunu yalnızca “kusur” üzerinden açıklamak bazı görev yaralanmalarında eksik kalabilir.
Hizmet kusuru ile mesleki risk ayrımının yanlış yapılması, başvurunun hukuki temelini ve tazminat hesabını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle görev olayının niteliği, kurum kayıtları ve sağlık belgeleri gerektiğinde askeri davalara bakan avukat tarafından birlikte değerlendirilmelidir.
Maaşı Azalmayan Askerî Personel Tazminat Alabilir mi?
Evet. Danıştay’ın güncel yaklaşımı, personelin görevine devam etmesinin ve gelirini korumasının efor kaybını ortadan kaldırmadığı yönündedir. Danıştay 10. Dairesinin 10.06.2024 tarihli, E. 2023/870, K. 2024/2491 sayılı kararında, davacının görevine ve gelir elde etmeye devam ettiği gözetilerek klasik iş göremezlik kaybı yerine efor kaybı hesabı yapılmıştır.
Buradaki zarar, ücretin eksik ödenmesi değildir. Personelin aynı maaşı elde edebilmek ve görevini sürdürebilmek için sağlıklı emsallerinden daha fazla fiziksel çaba göstermesidir. Gelirin devam etmesi zarar türünü değiştirebilir; fakat zararı mutlaka sıfırlamaz.
Efor Kaybı Tazminatı Hesaplama
Efor kaybı tazminatı hesaplama işleminde Danıştay kararları iki ayrı dönem üzerinde durmaktadır. Aktif dönem, zarar tarihinden personelin yasal emeklilik yaşına kadar; pasif dönem ise emeklilik yaşından TRH-2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel yaşam sonuna kadar devam eder.
| Hesap dönemi | Süre | Temel ölçüt |
|---|---|---|
| Aktif dönem | Olay tarihinden yasal emeklilik yaşına kadar | İlgili net asgari ücret × kalıcı kayıp oranı |
| Pasif dönem | Emeklilik yaşından muhtemel yaşam sonuna kadar | AGİ hariç net asgari ücret × kalıcı kayıp oranı |
2022 yılına kadar olan dönem bakımından AGİ dâhil net asgari ücret, AGİ’nin kaldırılmasından sonraki dönem için AGİ hariç net asgari ücret esas alınmaktadır. Personelin emeklilik yaşı statüsüne göre değişebileceğinden bütün askerî personel için tek bir aktif dönem sınırı kullanılmamalıdır.
Basitleştirilmiş Hesap Mantığı
Dönemsel matrah × kalıcı kayıp oranı × süre
− kusur − denkleştirmeye tabi ödemeler = yaklaşık zarar
Gerçek bilirkişi hesabında işlemiş ve işleyecek dönemler, yıllık ücret değişimleri, artırım ve iskonto, yaşam olasılığı, kusur ve ödeme tarihleri ayrıca dikkate alınır. Bu nedenle basit çarpım yalnızca yöntemi anlamaya yarar.
Askerî Personel İçin Örnek Efor Kaybı Hesabı
Örnek olarak olay tarihinde 35 yaşında olan, yasal emeklilik yaşı 55 kabul edilen ve yüzde 10 kalıcı beden gücü kaybı bulunan bir personel düşünelim. Yalnızca yöntemi göstermek için aylık net matrahın 30.000 TL olduğu varsayılsın.
Basit aktif dönem gösterimi:
30.000 TL × 12 ay × 20 yıl × %10 = 720.000 TL
Uyarı: Bu rakam kesin tazminat değildir. İşleyecek dönem artırım-iskontosu, pasif dönem, kusur, nakdi tazminat mahsubu ve rapor tarihi uygulanmadan dava değeri olarak kullanılamaz.
Danıştay’ın incelenen kararlarında gelecekteki dönem için bilinen son net asgari ücretin her yıl yüzde 10 artırılması ve yüzde 10 iskonto edilmesi yöntemi kullanılmıştır. Danıştay 10. Dairesinin E. 2021/3672, K. 2025/2729 ve E. 2023/547, K. 2023/7476 sayılı kararları bu yaklaşıma örnektir.
Efor Kaybı Tazminatı Ne Kadar?
Efor kaybı tazminatı ne kadar sorusuna yalnızca maluliyet yüzdesiyle cevap verilemez. Personelin yaşı, statüsü, yasal emeklilik yaşı, zarar tarihi, bakiye ömrü, kusur oranı ve daha önce aldığı ödemeler sonucu doğrudan etkiler.
- Genç yaş ve uzun bakiye ömür hesap süresini uzatabilir.
- Kalıcı kayıp oranının yükselmesi dönemsel zararı artırabilir.
- Personelin kusuru tazminatta indirim doğurabilir.
- Nakdi tazminat ve aynı zararı karşılayan menfaatler mahsup edilebilir.
- Olayla bağlantısı olmayan rahatsızlıklar orandan çıkarılabilir.
Pasif Dönem Neden Hesaba Katılır?
Kalıcı beden gücü kaybı personelin emekliye ayrılmasıyla sona ermez. Kişi emeklilikten sonra da yürüme, ulaşım, kişisel bakım, alışveriş ve ev içi faaliyetlerini daha fazla güç harcayarak gerçekleştirebilir. Danıştay 10. Dairesinin 23.03.2022 tarihli, E. 2022/1337, K. 2022/1583 sayılı kararında pasif dönem için kullanılan asgari ücretin bir çalışmanın değil, ekonomik değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin karşılığı olduğu açıklanmıştır.
Bu nedenle personelin yasal emeklilik yaşı ile TRH-2010 tablosundaki muhtemel yaşam sonu arasındaki dönem tamamen hesap dışı bırakılamaz.
Efor Kaybı Tazminatı Yargıtay ve Danıştay Kararları
Efor kaybı tazminatı Yargıtay kararlarında da kazançta azalma olmaması talebi engelleyen bir neden olarak görülmemektedir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 03.03.2015 tarihli, E. 2013/17213, K. 2015/3818 sayılı kararında, çalışmayan veya emekli kişinin günlük yaşamını daha fazla efor sarf ederek sürdüreceği kabul edilmiştir.
Askerî personel bakımından ise Danıştay kararları daha doğrudan önem taşır:
| Karar | Dosyada kullanılabilecek ilke |
|---|---|
| Danıştay 10. D., E. 2017/2980, K. 2022/2758 | Gelir azalmadan da efor kaybı doğabilir; kazanç kaybı ile efor kaybı koşulları varsa ayrı kalemlerdir. |
| Danıştay 10. D., E. 2023/870, K. 2024/2491 | Göreve ve gelir elde etmeye devam eden personel için efor kaybı hesabı yapılabilir. |
| Danıştay 10. D., E. 2021/3672, K. 2025/2729 | Askerî hizmette yaralanma, mesleki risk, hesap yöntemi ve denkleştirme birlikte değerlendirilmelidir. |
| Danıştay 10. D., E. 2022/2789, K. 2022/3109 | Sağlık raporunda illiyet, doğru yönetmelik ve ilgili uzmanlık dalı bulunmalıdır. |
| Danıştay 10. D., E. 2020/4174, K. 2024/3743 | Nakdi tazminat ve ilgili menfaatler güncellenerek zarar hesabından indirilebilir. |
Sağlık Kurulu Raporu Nasıl Olmalıdır?
Tazminat hesabının temelindeki kalıcı kayıp oranı, yetkili sağlık kurulu veya yargılama sırasında alınan adli tıp raporuyla belirlenir. Ancak rapordaki yüzde tek başına yeterli değildir. Danıştay 10. Dairesinin E. 2022/2789, K. 2022/3109 sayılı kararı raporda şu unsurların denetlenmesi gerektiğini göstermektedir:
- Her rahatsızlığın görev olayıyla illiyet bağı,
- Olay tarihi bakımından uygulanması gereken yönetmelik,
- Kurulda yaralanma alanına uygun uzman hekimin bulunması,
- Tedavinin tamamlanıp kaybın kalıcı hâle gelmesi,
- Birden fazla arıza oranının doğru biçimde birleştirilmesi.
Uygulama notu: Olaydan önce bulunan rahatsızlık ile görev sırasında oluşan yeni arıza ayrıştırılmalıdır. İlliyet bağı kurulmayan hastalığın kayıp oranına eklenmesi, bilirkişi hesabının ve mahkeme kararının bozulmasına neden olabilir.
Nakdi Tazminat Efor Kaybından Mahsup Edilir mi?
2330 sayılı Kanun veya ilgili düzenlemeler kapsamında ödeme yapılmış olması, efor kaybı talebini otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte aynı zararın iki kez karşılanmaması için bazı ödemelerin güncellenmiş değeri hesaplanan zarardan indirilebilir.
Danıştay 10. Dairesinin 07.10.2024 tarihli, E. 2020/4174, K. 2024/3743 sayılı kararında, nakdi tazminat ile ödenmişse tütün ikramiyesinin yasal faiz uygulanarak güncellenen tutarlarının yarar kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahsup işlemi yapılırken ödemenin hangi zararı karşıladığı ve hukuki amacı ayrıca incelenmelidir.
Efor Kaybı ile Vazife Malullüğü Aynı Hak mıdır?
Hayır. Vazife malullüğü, sosyal güvenlik hukuku kapsamında aylık bağlanması ve özlük haklarıyla ilgilidir. Efor kaybı ise kalıcı beden gücü eksilmesinin doğurduğu maddi zararın tazminine yöneliktir. Birinin kabul edilmesi diğerini kendiliğinden doğurmadığı gibi, birinin reddedilmesi de her durumda diğer talebi sona erdirmez.
Ancak vazife malullüğü kapsamında yapılan ödemenin efor kaybı hesabına etkisi ayrıca değerlendirilir. Aynı zarar kalemini karşılayan ve denkleştirmeye tabi olan ödeme varsa bilirkişi raporunda dikkate alınabilir.
Askerî Personel Efor Kaybı İçin Nereye Başvurmalıdır?
İdari eylem nedeniyle uğranılan zarar bakımından dava açılmadan önce ilgili idareye yazılı başvuru yapılması gerekir. Başvuruda olayın tarihi ve oluş şekli, görev bağlantısı, tedavi süreci, kalıcı kayıp, talep edilen maddi ve manevi zararlar ile mevcut belgeler açıkça gösterilmelidir.
Başvurunun reddedilmesi veya yasal cevap süresinde yanıt verilmemesi üzerine görevli idare mahkemesinde tam yargı davası açılabilir. Hangi bakanlık veya komutanlığa başvurulacağı; personelin statüsü, bağlı bulunduğu kurum ve olay tarihindeki görev yeri dikkate alınarak belirlenmelidir.
Başvuru dilekçesinde zarar kalemlerinin eksik gösterilmesi veya yanlış idareye yönelinmesi sonradan giderilmesi güç usul sorunlarına yol açabilir. Görev yaralanması, vazife malullüğü ve tam yargı davasının birlikte değerlendirilmesi gereken durumlarda bir askeri avukat desteğinden yararlanılması hak kaybı riskini azaltabilir.
Başvuru ve Dava Açma Süresi
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesine göre idari eylemden doğan zararlar bakımından, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurulması gerekir. Ret veya cevapsız kalma hâlinde dava açma süresi ayrıca takip edilmelidir.
Ancak yaralanmanın sonuçlarının ve kalıcı kaybın daha sonra kesinleşmesi, uyuşmazlığın idari işlemden doğması veya özel bir düzenlemenin bulunması süre başlangıcını etkileyebilir. Olay, kesin rapor, başvuru ve tebligat tarihleri görülmeden son gün hesabı yapılmamalıdır.
2026 TBK Değişikliğinin Tazminat Hesabına Etkisi
31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine çalışma gücü kaybı tazminatlarını ilgilendiren hükümler eklenmiştir. Yeni düzenlemede kazancın bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tutara olay tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tutara ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesi öngörülmüştür.
Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemenin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilmesi düzenlenmiştir. Değişikliğin devam eden askerî personel davalarına etkisi ve zaman bakımından uygulanması somut dosya yönünden ayrıca incelenmelidir.
Efor Kaybı Dosyasında Gerekli Belgeler
- Olay veya kaza tutanağı,
- Görev emri ve hizmet bağlantısını gösteren belgeler,
- Hastane kayıtları, epikrizler ve ameliyat belgeleri,
- Kesin sağlık kurulu veya adli tıp raporu,
- Maaş ve özlük belgeleri,
- Nakdi tazminat ve vazife malullüğü kararları,
- Kusur, ceza veya idari tahkikat raporları,
- İdareye başvuru dilekçesi ve tebligat evrakı.
Sıkça Sorulan Sorular
Görevime devam ediyorum; efor kaybı tazminatı alabilir miyim?
Evet. Göreve ve aynı maaşı almaya devam etmek talebi kendiliğinden engellemez. Kalıcı kayıp nedeniyle görevin daha fazla güç harcanarak yapıldığının ortaya konulması gerekir.
Düşük oranlı maluliyet için tazminat hesaplanır mı?
Kalıcı kayıp oranının düşük olması talebi otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte hesaplanabilecek tutar, kusur, masraf ve önceki ödemeler birlikte değerlendirilmelidir.
Emeklilikten sonraki dönem hesaba katılır mı?
Evet. Kalıcı beden gücü kaybı emeklilikten sonra da günlük yaşamı etkilediğinden, TRH-2010 tablosuna göre belirlenen pasif dönem için hesap yapılabilir.
Nakdi tazminat aldıysam dava açabilir miyim?
Nakdi tazminat alınması tek başına efor kaybı talebine engel değildir. Ancak aynı zararı karşılayan ödemenin güncellenmiş tutarı hesaplanan tazminattan indirilebilir.
Çevrim içi hesaplama aracı kesin sonuç verir mi?
Hayır. Hesaplama araçları yaklaşık fikir sağlar. Kesin tutar, sağlık raporu, emeklilik yaşı, yaşam süresi, kusur, mahsup ve mahkemenin kabul ettiği yöntemle belirlenir.
Sonuç
Askerî personelin efor kaybı tazminatı, maaşta azalma bulunup bulunmadığından daha geniş bir zarar anlayışına dayanır. Personel görevini sürdürse bile kalıcı beden gücü kaybı nedeniyle aynı görevi daha fazla çabayla yapıyorsa maddi zarar doğabilir. Ancak doğru sonuca ulaşmak için görev bağlantısı, sorumluluk ilkesi, sağlık raporu, aktif-pasif dönem hesabı ve önceki ödemeler birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle mesleki risk, hizmet kusuru ve vazife malullüğü kavramlarının birbirine karıştırılmaması; idari başvuru ile dava sürelerinin dikkatle takip edilmesi gerekir. İnternette yer alan genel hesaplar yalnızca ön değerlendirme sağlar ve somut dosyanın hukuki incelemesinin yerine geçmez.
Görev sırasında yaralanma ve efor kaybı taleplerinin hukuki yönden değerlendirilmesi için Ankara’da faaliyet gösteren bir Ankara avukat ekibinden görüş alınabilir. Dosya incelemesinde olay tutanağı, kesin sağlık raporu, kurum başvuruları ve daha önce yapılan ödemelerin birlikte sunulması önem taşır.
Kaynakça
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu
- 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun
- 7589 sayılı Kanun
- Danıştay Karar Arama
- Yargıtay Karar Arama
Son güncelleme: 2 Ekim 2026. İçerik genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki danışmanlık veya kesin tazminat hesabı değildir.